RSS

Kök çeşitleri


Genellikle toprağın altında kalan ve bitkiyi toprağa bağlayan kısımdır. Kök, bitkinin beslenmesi için gerekli su ve suda çözünmüş madensel tuzları topraktan emerek alır.

Kök, ana kök, yan kökler ve emici tüyler olmak üzere 3 kısımdan oluşur.

Ana kök : Her bitkide bir tane bulunur. Bitkinin toprağa sıkıca bağlanmasını sağlar.

Yan kökler : Ana kökten yanlara doğru uzanan çok sayıdaki köklerdir. Bitkinin topraktan çıkmasını önler. Yan kökler suyun olduğu yöne doğru ilerleyerek bitkinin suyu almasına yardımcı olur.

Emici tüyler : Yan köklerin uç kısımlarındaki tüysü yapılardır. Topraktan su ve madensel tuzları emerler. Ayrıca salgıladıkları asitli maddelerle kökün önüne gelen taş, kaya gibi sert engelleri parçalayarak eritirler.

Kök, yapı ve görevlerine göre kazık kök, saçak kök ve depo kök olmak üzere 3 çeşittir.

Kazık kök : Ana kök iyi gelişmiş, kalınlaşmış ve toprağın içine doğru uzanmıştır. Yan kökler ise ana köke bağlı ve fazla gelişmemiştir. Ebegümeci, fasulye, havuç, lahana, bakla, bamya, gelincik ve büyük ağaçların kökleri kazık köktür.

Saçak kök : Ana kök fazla gelişmemiş ve yan köklerle aynı kalınlıktadır. Gövdenin kökle birleştiği yerden hemen hemen aynı uzunlukta çok sayıda yan kökler çıkmıştır. Soğan, buğday, mısır, çilek, çimen, arpa, ayçiçeği ve sarımsak gibi bitkilerin kökleri saçak köke örnektir.

Depo kök : Ana kök aşırı gelişerek yedek besin depo edebilecek duruma gelmiştir. Yan kökler, ana kökten çıkmış ve oldukça ince görünümdedir. Turp, havuç, şeker pancarı ve şalgam kökleri depo kök olup yedek besin depo ederler. Ayrıca salep bitkisinin yan kökleri yedek besin depo eder.

Ayrıca bataklık bitkilerinde dik durmayı sağlayan destek kök ve bitkinin hava almasını sağlayan hava kökleri bulunur.

Çiçekli bir bitkinin diğer bir organı da gövdedir. Bitkinin genellikle toprak üstünde bulunan dal, yaprak, çiçek ve meyve gibi yapılarını taşıyan organıdır. Gövde, içindeki iletim boruları sayesinde topraktan alınan su ve madensel tuzları yapraklara, yapraklarda oluşan besin maddelerini de köke kadar iletir. Ayrıca bitkinin dik durmasını ve yaprakların güneşten en iyi şekilde yararlanmasını sağlar. Tomurcuk,yaprak,çiçek ve meyveyi taşır. Köklerden gelen suyu yapraklara kadar iletmekle görevlidir.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Barbunya Tohumu Nasıl Ekilir

Barbunya Tohumu Nasıl Ekilir-Barbunya Tohumu Çimlendirmesi -Barbunya Fidesi Dikimi Nasıl Olur?


Barbunya tohumu ekimi genelde İlkbahar, Sonbahar ve yaz ayları içindeki aylar tavsiye edilir.Barbunya tohumunda tohumun kalitesi ve ekimi hasadın verimliliği açısından önemlidir.Barbunya tohumu ekim derinliği 3-5cm , sıralar üzeri mesafe 7-10 cm ,sıralar arası 40-60 cm arasındadır.Barbunya fidesi kullanılacaksa barbunya fidesi ekim aralıkları, barbunya tohum ekim aralıkları ile aynı olabilir.

Barbunya Tohumu Nasıl Çimlenir?-Barbunya Tohumu Çimlendirme Yöntemleri Nelerdir?

Barbunya tohumlarını ocaklara atmandan önce 1 gün suda veya nemli bir bez içerisinde bekletmeniz barbunya tohumu çimlendirme yüzdesini artıracaktır.Toprak ısısının 10 derece olması uygundur.Barbunya Tohumlarını kab içerisinde veya viyollarde çimlendireceksiniz kabın veya viyolin üst seviyesine 3-4 cm kala ince elenmiş toprak ve torf karışımından oluşan toprakla doldurunuz ve fısfıs yardımıyla nemlendiriniz.Daha sonra barbunya tohumlarını yerleştiriniz ve geriye kalan kısmı aynı toprakla doldurunuz.Doldurma işlemi bittikten sonra yüzey toprağını fısfıs yardımıyla menlendiriniz ve şeffaf bir naylon(streç film) yardımıyla üzerini kapatınız.Arada bir kontrol ederek toprağı fısfısla nemlendirmeye devam ediniz.Tahmini tohumlarının çimlenmesi 6-10 gün arasındadır.Barbunya tohumları çimlenmeye başladığında şeffaf naylonu kaldırın ve direk güneşten koruyun.Barbunya tohumları fide şekline geldiğinde yaklaşık 4-5 cm şeklinde olduğunda bahçenize veya daha büyük bir saksıya aktarabilirsiniz.

Barbunya tohumlarını açık arazide çimlendirecekseniz çimlendirecek toprağı işleyiniz.işlenmiş toprağa barbunya tohumlarını yerleştiriniz ve üstünü ince elenmiş toprakla 3-4 cm arasında kapatınız.Toprak yüzeyini şeffaf bir naylonla kapatınız.Periyodik olarak toprağı nemlendiriniz.Çimlenme tahmini 6-10 gün içerisinde gerçekleşecektir.


Barbunya Fideleri Nasıl Ekilir-Dikilir?
Almış olduğunuz veya yetiştirmiş olduğunuz barbunya fidelerini dikimi yapmadan önce dikim yapacak olduğunuz bahçenizin tavına gelmiş ve işlenmiş olması gerekir. Toprak ısının uygun olması ,don olayların geçmiş olması ve barbunya fidesi dikimi yapılacak toprağın yeterli mineral yoksa gerekli torf ve organik gübrelerle gıda takviyesi yapılması gerekir.


Barbunya fidelerinizin dikimi için toprak uygunsa mümkünse fide dikimi için uygun serin ve rüzgarsız havaları seçin.Barbunya fidesinin daha fazla güneş ışığından yararlanması için kuzey-güney istikametindeki dikimleri tercih ediniz.Fide dikimlerinde sıralar üzerinde çift dikim yapmanız uzun vadede size hem sulama ve hasat açısından maliyetleri azaltacaktır.

Barbunya fidelerini , fideler arası 7-12 cm arasında, sıralar arası 40-60 cm olacak şekilde dikebilirsiniz


Barbunya Fidelerini Dikim sırasında şekilde gördünüz gibi bitkinin viyolde kalan kısmınının tamamı(fidenin yaklaşık 3 te 2 si) toprak altında olmalıdır.Barbunya fidesi dikimini yaptıktan hemen sonra mutlaka can suyu vermeniz gerekmektedir.

E-fidancim.com barbunya tohumu satışında-barbunya fidesi satışında devamlı stoklu çalışmakta olup stoklarımız günceldir.Barbunya tohumu satışında-barbunya fidesi satışında çalışmış olduğumuz firmalar Türkiyenin önde gelen tohumve fide firmaları olup satışa sunulan barbunya tohumu çeşitleri , barbunya tohumu fiyatları, barbunya tohumu özellikleri hakkında bilgi almak için aşağıdaki linklere tıklayınız





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Biber yetistiriliciligi

5 ADIMDA BİBER NASIL FİDELENİR

Biber  yetiştirmek oldukça keyiflidir. Özellikle ilk kez tohumdan birşeyler yetiştirmek isteyenler için , ekim yapanı ödüllendiren bir bitkidir. Pek çok türü, pek çok renklerde biberler veren çeşitleri vardır.
Çoğu çok yıllık olan biber ailesinin bu minyatür meyveler veren türü, sıkça Bonsai uygulamalarıda yapılarak, saksıda minyatür ağaç formuna dahi sokulabilirler. Her geçen yıl budamalar ve şekillendirmelerle ,saksıda fazlaca bakımda istemeden gelişirler.
Süs biberleri renkli ve alaca yapraklı varyeteleri ile çok da güzel peyzaj bitkileridir aynı zamanda. Neredeyse her türlü toprakta yetişen bitki, verimli geçirgen toprakta çoşar. Biraz güneş hemen çiçeklenmesine parlak renkli meyvelerini vermesine bahane olur. Her bitkide olduğu gibi taze ve fotoğraftaki biberi yetiştirmenize olanak tanıyacak " Adına Doğru " tohumu ektiğinizde en başarılı sonuçları kısa sürede alırsınız.
 Kendi biberinizi yetiştirmeye yeni başlıyor olabilirsiniz. Aşağıdaki resimlerden ekim, çimlenme, şaşırtma ve fideleme bilgilerine ,Zengarden tarafından sizin için hazırlanmış Fotoğraflı kılavuza erişebilirsiniz. Hem fotoğraflarla neler yapacağınızı görür hem de fideleme aşamasına dek geçen sürecin temel prensiplerini anlayabilirsiniz. Geriye sadece bu sezon yetiştirmek istediğiniz biberleri seçmek kalır.
biber tohumu ekimi
 Kaliteli , steril, nemli çimlendirme torfu yüzeyine tohumları ekip, üzerlerine 3-5 mm kalınlığında elenmiş torf serin. Çimlenme gerçekleşene dek toprağın nemli kalmasına özen gösterin.  
biber çimlendirme
Filizler elle alınabilir boya geldiklerinde , dikkatlice topraktan alarak şaşırtma işlemini gerçekleştirin. Filizi tutarken gövdeden değil ancak yapraklarından kuvvet alarak tutarsanız, gövdeyi incitmezsiniz.  
Şaşırtma işlemi denen bu işlem bitkinin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Tarla ya da doğrudan toprağa bahçe ekimlerinde zayıf filizler seyreltilerek yapılan bu işlem; yukarıdaki gibi üretim saksılarında filizlendirilen tohumlarda, daha geniş 7-8 cm çaplı saksılara filiz alınarak yapılır. Birden; daha geniş bir ortam ve taze toprak bulan filiz , fide olmak için hazırdır. Şaşırtma daha geniş saksılara yapılmamalıdır. Bu bitkinin sadece kök gelişimine yönlenmesine sebep olacak, üst gövdenin gelişimi yavaşlayacaktır. Her bitki farklı boyda saksıda şaşırtılır, Zengarden tohumları size kaç cm saksıya şaşırtma yapacağınızın bilgisi ile gelir.  
biber fidesi
Bu şekilde fidelenmeye bırakılan bitki, aydınlık ancak öğle güneşini doğrudan görmeyen bir yerde, toprağının üstü açık kahverengine dönmeye yakın olduğunda sulama yapılarak gelişmesine izin verilir. Asla aşırı sulama yapılmaz. Çimlenme ısısından daha serin bir ortamda fidelemek, meyve kalitesini artıracak, çiçeklenmeyi teşvik edecektir.
  Fidelenen biber kalıcı yerine son don tehlikesi geçtikten ve toprak ısınmaya başladıktan 10 gün sonra alıştıra alıştıra alınır. Gündüzleri dış mekanda saksısı ile tuttuğunuz bitkiyi geceleri yine korumalı bir yere alarak, bitkiyi yavaş yavaş dış ortam ısı ve hava şartlarına alıştırırsınız. Bu onun şok yaşamasını engeller. Artık çiçeklerin polenlenip meyveye dönme vakti yakındır. Çok sıcak yaz günlerinde susuz bırakmayıp, sularsanız, arada bir organik gübre takviyeside yaparsanız, bereketli bir hasat sağlıklı bir biberiniz olacaktır.
Diğer sebzeler gibi, biberide bahçe toprağında yetiştirmek en verimli sonuçları almanızı sağlar. Tek başına torfta yetiştiricilik için düzenli sıvı gübre ile beslemeniz gerekir bitkiyi. Oysa toprakta yetişen , güneş altında kızarıp olgunlaşan biberin tadını, kokusunu hiçbir şey dolduramaz.
Bol bereketli sezonlar.kaynak/http://www.zengardentr.com/Biber-nasil-fidelenir,DP-36.html

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Vazo çiçeği bakımı

Vazo Çiçekleri

Vazo çiçeklerinizin daha uzun süre canlı kalmasını istiyorsanız aşağıdaki önerileri  dikkate alarak bunu başarabilirsiniz.

Aldığınız ister tek çiçek olsun, isterse büyük bir buket olsun önerilere uymanız çiçeklerinizin daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır.

Buket aldığınızda vazoya koymadan önce altında sarılı olan kağıt, ip vs. gibi ne varsa mutlaka çıkarın. Aksi taktirde bakterilerin çoğalmasını hızlandırmış olursunuz.

Eğer aldığınız çiçekler sünger içerisinde geldiyse süngeri sulayın.

Kesme çiçekler için hazırlanmış vitamininiz varsa suya ( kesme çiçek vitamini ) koymanız çiçeklerinizin ömrünü uzatacaktır.

Vazo suyu bulanıklaştıysa suyu tamamen değiştirin. Hem bakteri üremesini yavaşlatmış olursunuz hemde vazo suyunun kötü kokusundan kurtulursunuz. Eğer mümkünse bu sırada çiçeklerin saplarını bir iki santimetre daha kesin.

Çiçek saplarını keskin bir bıçak veya makas yardımıyla kesin. Sapları hava ile temas ettirmeden kesmek için kesimi su içerisinde yapın. Böylelikle saplarda hava kabarcığı oluşmadan sapların suyla temasını sağlamış olursunuz.

Kesim yaptığınız su temiz olsun. Ayrıca çiçek saplarını keserken mümkün olduğunca açılı keserek çiçek sapının suyla en fazla şekilde  temas etmesini sağlayın.

Vazoya koyacağınız su sıcaklığı çok soğuk veya çok sıcak olmasın, en iyisi ılık su kullanmaktır. Çiçeklerinizin suyu kolay emmesini sağlar.

Kesme çiçekleri vazoya yerleştirirken yaprakların suya değmemesine dikkat edin, eğer değme ihtimali varsa yaprakları kesin, çünkü yapraklar suyla temas ettiğinde hızla bakteriler çoğalacaktır.

Çiçeklerinizi doğrudan güneş alan alanlardan, rüzgar akımlarından ve sıcak mekanlardan uzak tutun, ısı yayan nesnelere yakın tutmayın. Hızla su kaybederek solacaktır. Örnek : Fırın, soba, kalorifer, lamba, klima, vantilatör vb...

Bakteri oluşmasını engellemek için 1 litre suya bir çay kaşığı çamaşır suyu ilave edin. Böylelikle çiçekler daha rahat su emecek ve ömürleri daha uzun olacaktır.

Önemli hatırlatma :
Bu işlemi yalnızca cam vazolarda yapın, metal vazolar çamaşır suyu ile tepkimeye girebilir. Güller başını eğmeye başladıysa başka bir yere koyup konumunu değiştirin ve yukarıda anlatıldığı gibi saplarını bir kaç cm kadar kesin.
kaynak/ http://www.hobibahcesi.com

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

KABAK YETİŞTİRİCİLİĞİ


Toprak İsteği: Çok ağır ve kumlu topraklar haricinde tüm topraklarda yetiştiriciliği yapılabilir. Derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti çok iyi, organik ve mineral maddelerce zengin tınlı topraklarda en iyi ürün alınır. Kumlu topraklarda çiftlik gübresi ve ticari gübre kullanılır kabak yetiştiriciliği yapılabilir. Bu topraklarda erkencilik sağlanır. Toprak pH’sı 6-7 civarında olmalıdır.
Toprak Hazırlığı, Ekim-Dikim: Ekim ve dikimden önce bir veya iki defa toprak işlenir, tırmık geçirmek suretiyle tarla tesviye edilir. Toprak sıcaklığı 10-12 °C bulduğunda ekim ve dikim yapılır. Yetiştirme kaplarına birer tohum ekilir. Dikimden bir gün önce fidelerin topraklı olarak dikilebilmeleri için yetiştirme kapları sulanmalıdır. 4-5 yapraklı oldukları dönemde esas yerlerine dikilir. Kol atmayan ve toplu halde büyüyen kabak fideleri, sıra arası 60-80 cm, sıra üzeri 50-60 cm aralık mesafeyle dikim yapılır.
Kışlık bal ve kestane kabakları çok dallanan, fazla boy atan çeşitler oldukları için sıra arası 240-300 cm, sıra üzeri 60-140 cm olacak şekilde dikilmelidir.
Kabak ışıktan hoşlanan bir bitkidir.Gölgeli ve ağaç altlarında kabak yetiştiriciliği yapılmaz. Gölgeli yerlerde bitki hem narin bir yapı kazanır,hemde bitki üzerinde dişi çiçek oluşturma ve meyve bağlama oranı azalır,verim düşer. Kabaklarda vegatasyon süresi yazlık çeşitlerde yaklaşık 100, kışlık çeşitlerde ise 180-200 gündür.
Tohum ekimden 4-8 gün sonra çimlenme olur. Bitkiler büyümeye başlayınca, özellikle dallanan kışlık çeşitlerde ilk sürgünün 5-6 yapraklı olduğu dönemde sürgün ucu kesilerek dallanma teşvik edilir.
Bakım İşleri: Yabancı ot durumuna göre ilk çapa yapılır. İlk çapadan itibaren 2-3 hafta aralar ile 3-4 çapa tekerrür edilir. Çapa işleri hem yabancı ot temizliği hem de toprağın havalandırılması ve bitkilerin boğaz doldurması amacı ile yapılır.
İlk döller görülünceye kadar sulamadan kaçınılır. Bu dönem kurak geçilirse aşırıya kaçmamak üzere su verilebilir.  İlk meyveler görüldükten sonra sulama işi büyük önem taşır. Kabak meyveleri çok hızlı büyüdüğü için sulamayı oldukça sık aralarla ve mümkünse 3-4 gün aralarla yapmak bitkinin gelişmesi ve verim bakımından çok faydalıdır.
 Kabaklarda susuzluk sabah ve akşam saatlerinde yapraklarının anormal olarak pörsüyüp aşağıya doğru sarkmalarıyla kolayca anlaşılır. Bitkilerde bu belirtiler görülmeden, zamanında sulama yapılmalıdır.
Gübreleme: Kabaklar toprakta organik besin maddelerinin fazla olmasından hoşlanır. Dekara 3-4 ton arasında iyice yanmış çiftlik gübresi  sonbaharda ya da ekim ve dikimden bir ay önce toprağa verilmelidir.
Ticari gübre olarak 25-30 kg/da %33 A.Nitrat ,20-25 kg/da TSP veya DAP, 20 kg potasyum sülfat ve gerekirse CAN gübresi (çiçek burun çürüklüğü görüldüğü zamanlarda).
Mücadelesi; yabancı otlarla mücadele en önemli  konudur. Çapa işleri ile hem yabancı ot temizliği hem de toprağın havalandırılması ve bitkilerin boğaz doldurulması yapılır.
Uzun süreli kuraklık ve aşırı nem mantari hastalıkların yayılmasına neden olur. Kabaklarda görülen en önemli hastalıklar külleme, mildiyö, kabak mozaik virüsü, fusariumdur.
Zararlılar ise; nematod, kırmızı örümcek, trips ve afitlerdir.
Mücadele yöntemleri aynen hıyarda olduğu gibi aksatılmadan düzenli bir şekilde yapılmalıdır.
Hasat: Yazlık kabaklarda hasat iriliği 15-20 cm uzunluğundadır. Hasat günlük yapılmalıdır. Sabah veya akşam saatlerinde yapmaya dikkat edilmelidir.
 Hasat süresini uzatmak istiyorsak yaşlı yapraklar çıkartılarak normal bakım işlemlerine devam edilmelidir. Bitki başına 2-4 kg ,dekardan da 5-8 ton ürün alınabilir.
Hasat olgunluğuna gelmiş kışlık bal ve kestane kabakları bitki üzerinde yapraklar kuruyup sararıncaya kadar bekletilir.
 Mevsim sonunda sonbaharın ilk donları başlamadan ve meyve üzerine kırağı düşmeden hasat edilir. Verim yazlık kabaklara göre daha yüksektir. Dekardan 6-10 ton arasında değişen kabak ürünü hasat edilir.


ÇEKİRDEK KABAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ
Ruhsar YANMAZ  *                             Burcu DÜZELTİR**
Özet
            Ülkemiz kabakgil yetiştiriciliğinde önemli bir yeri olan yazlık ve kışlık kabaklar yemeklik olarak kullanımlarının yanında tohumları da çerez olarak kullanılmaktadır. Çekirdek kabak yetiştiriciliği, kabak tohumlarının sahip olduğu özelliklerden dolayı üreticiler için yemeklik kabak yetiştiriciliğine göre daha avantajlı yönlere sahiptir.
            Bu makalede, üreticilerimize yardımcı olması açısından çekirdek kabağı yetiştiriciliğine yönelik bilgiler verilmiştir
Anahtar kelimeler: Çekirdek kabağı, yetiştirme tekniği
Pumpkin culture for seed
ABSTRACT
Pumpkin growing  has important place in our cucurbits production. Pumpkin fruits are used as a vegetable and  as a snake food. In resent years, pumpkin seed growing are getting popular in our country, because of growing advantages In this report, brief information about pumkin seed growing technics.
Key Words: Pumpkin seed , growing technics.
1. GİRİŞ
Ülkemizde Cucurbitaceae familyasına ait olan kabakgil türlerinin büyük bir bölümü yetiştirilmektedir. Bazı kabakgil türlerinin orijin merkezi veya sınırları içinde olan ülkemizin sahip olduğu zengin iklimsel çeşitlilik, kabakgil türlerinin çoğunun ülkemizde sorunsuz olarak yetiştirilmesine olanak sağlamaktadır.
Ülkemizde yetiştirilen kabaklar, taze tüketiminin yanısıra konserve, hazır yemek sanayiinde kullanılmakta, tohumları da ülkemizde ve Akdeniz ülkeleri ile Ortadoğu ülkelerinde kuruyemiş olarak yaygın bir biçimde tüketilmektedir. Bunun yanında tohumlarının, ekmek ve pasta endüstrisinde kullanımı da gün geçtikçe artmaktadır.
Ülkemiz genelinde yetiştirilen kabaklar yazlık, kışlık ve süs kabakları olmak üzere üç grupta incelenmektedir. Yazlık kabaklar arasında yer alan, sakız kabağı veya zucchini tipindeki ince ve uzun kabakların yanısıra, Cucurbita pepo L. botanik sınıfı içinde yer alan bir başka yazlık kabak gurubunu da çerezlik veya çekirdek kabakları oluşturmaktadır. Çerezlik olarak tüketilen ürünler içerisinde büyük yeri olan kabak çekirdeği, çiftçiler için iyi gelir getiren önemli bir üründür.
            Kuruyemiş olarak tüketiminin yanısıra, halk arasında barsak parazitlerini gidermede etkin bir besin olarak bilinen kabak çekirdeği yağ, protein, mineral maddeler ve aminoasitler yönünden zengindir. Zengin bir yağ kaynağı olması nedeniyle kabak çekirdeğinden elde edilen yağ, sadece gıda endüstrisinde değil, ilaç ve kozmetik endüstrisinde de önem taşımaktadır.
            Çekirdek kabağı yetiştiriciliği, yazlık kabak yetiştiriciliğine benzerlik göstermekle birlikte, bazı farklılıklar da söz konusudur. Burada sunulan çalışmada çekirdek kabağı yetiştirmek isteyenlere yardımcı olabilecek bilgilere yer verilmiştir.

 

 * : Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, ANKARA
**: Ankara Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı, ANKARA
2. ÇEKİRDEK KABAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNİN ÜLKEMİZDEKİ DURUMU
Ülkemizde son yıllarda çekirdek kabağı yetiştiriciliğinin yayılmaya başladığı görülmektedir. Bunun nedenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
1 ) Ekonomik Nedenler : Sakız kabağının taze tüketim amacıyla yetiştiriciliği özellikle iç bölgelerde ekonomik olmamaktadır. Çünkü; yemeklik kabak yetiştiriciliği yapmak isteyen üreticiler iklim faktörleri nedeniyle tohum ekimini Nisan sonu-Mayıs başında yapmakta, hasadın yapıldığı Haziran ayı ortalarında  kabak fiyatları diğer bölgelerden gelen ürün nedeniyle düşmekte ve bunun sonucu olarak da, üreticinin gelir düzeyi azalmaktadır. Bu durum aşağıdaki tablodan daha net bir şekilde görülebilir.
Yazlık kabak
Çekirdek kabağı
      Sulu koşullar
       Kıraç koşullar
Verim
3-4 t/da-meyve
110-120 kg/da-tohum
75-80 kg/da-tohum
Fiyat
250-300 bin TL/kg**
7-9 milyon TL /kg*
*: 2002 yılı rakamları verilmiştir.
**: Yaz ayları ortalama fiyatı
Buna göre İç Anadolu Bölgesi koşullarında çekirdek kabağı yetiştiriciliği sakız kabağı yetiştiriciliğine göre yaklaşık 10 kat daha karlı görünmektedir. Bunun yanında üretim masrafları da dikkate alındığında karlılığın daha da yüksek olması beklenmektedir.
2 ) Yetiştiricilik Avantajları :Yemeklik kabak yetiştiriciliğinde, yüksek verim için sulama zorunlu olmakta ve hasat sık yapılmaktadır. Oysa çekirdek kabağı yetiştiriciliği kıraç koşullarda dahi yapılabilmekte ve iç bölgelerde ekim nöbetine girme şansı bulunmaktadır. Su, gübre tüketimi ve ilaç tüketimi yemeklik kabak yetiştiriciliğine nazaran daha az olmaktadır. Ayrıca ekimin, gübre atımının, çapanın ve çekirdek ayrımının makineyle yapılabilmesi işçilik giderlerini de oldukça düşürmektedir. Tüm bu avantajlar üretim maliyetini azalttığı için çekirdek kabağı karlı bir ürün konumuna geçmektedir.
3 ) Ürün Avantajları : Yemeklik kabak meyveleri depolamaya dayanıklı olmayıp, %90-95 oransal nemde 2-4 veya en fazla 10 gün depolanabilmektedir. Oysa kabak çekirdeği hasat sonrasında meyveden uzaklaştırıldığı için , nem almayan depolarda uzun süre ( 1-2 yıl) saklanabilme özelliğine sahiptir.
4 ) Pazar Avantajı: Çekirdek kabağı pazarlama konusunda kabakgiller familyası sebzeler içinde en sorunsuz olanıdır. Ürünün dayanıklı olması nedeniyle, üretici ürününü istediği zamanda ve istediği fiyata satabilme olanağına sahiptir. Malın kıt olması nedeniyle de, devamlı pazar bulma imkanı bulunmaktadır.
3. ÇEKİRDEK KABAĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ
Üretimde Kullanılan Çeşitler: Ülkemizde tescili yapılmış çekirdek kabağı çeşidi bulunmamaktadır. Üreticiler, çoğunlukla sakız kabağı olarak tüketilen çeşitlerin tohumlarını tercih etmekte ve kendi tohumluklarını kendileri üreterek çekirdek kabağı yetiştiriciliğinde kullanmaktadırlar. Ayrıca, bazı üreticiler yetiştiriciliğin yoğun yapıldığı yerlerden (çoğunlukla Nevşehir) tohum temin etme yoluna gitmektedir. Yetiştiricinin bu konudaki bilgisizliği ve gerekli izolasyonu sağlamadan tohum üretimi yapması sonucunda, yabancı tozlanmanın hakim olduğu kabaklarda, bitki ve tohum özellikleri bakımından birörnek üretim materyali elde edilmesi güçleşmektedir.
            Ülkemizde yetiştirilmekte olan çekirdek kabakları, çoğunlukla Cucurbita pepo L. türüne dahildir. Az miktarda da Cucurbita moschata türüne giren bal kabağı tohumları kullanılmaktadır (1).
Ülkemizde yetiştirilen çekirdek kabakları, tohum kabuklarının yapısına göre  2’ye ayrılmaktadır :
a ) Kabuklu tipler : Bu tiplerin yetiştiriciliği daha yaygın bir biçimde yapılmakta ve tohum verimleri kabuksuz tiplere oranla daha yüksektir. Bu tiplerde gerek çekirdek şekli ve iriliği, gerekse meyve özellikleri yönünden farklılıklar bulunmaktadır. Çekirdek, tombulca uzun veya biraz daha toparlakçadır. Meyve şekli uzun silindirik, uzun armut, dikdörtgene yakın silindirik, eliptik veya yuvarlakça olabilmektedir. Meyve kabuk rengi hasada doğru turuncuya yakın sarı, yeşil veya turuncu zemin üzerinde kırçıllı olabilmektedir.
b ) Kabuksuz veya zar gibi kabuklu tipler : Bunlar halk arasında kabuksuz tipler olarak da bilinmektedir. Çekirdek kabuğu çok ince, adeta zar gibidir. Ancak kabuksuzluğu kontrol eden genlerin özelliği nedeniyle bu tiplerden tohum alınsa bile ertesi yıl arazide hem kabuklu hem de kabuksuz çekirdekli meyvelere rastlamaktadır. Ülkemizde yürütülen çalışmalarda, kabuksuzluk özelliğinin resesif bir allel gen tarafından kontrol edildiği ortaya konulmuştur (2). Meyve ve tohum şekli yönünden, kabuklu tiplerde olduğu gibi farklı tiplere rastlanılmaktadır.
      Ülkemizin değişik yörelerinde, değişik tipte kabak çekirdeklerine talep olmaktadır. Örneğin; İç Anadolu Bölgesi’nde kabak çekirdeği olarak iri ve uzun tip tohumlar tercih edilirken, Edirne ve Sakarya yörelerinde yuvarlak ve dolgun tip tohumlar, Ege Bölgesi’nde ise çoğunlukla yuvarlakça olan bal kabağı çekirdekleri tercih edilmektedir (1).
Ülkemizde çekirdek kabağı yetiştiriciliği yapılan bölgelerden toplanan materyalle yürütülen çalışmalarda, tohum şekli yönünden çok büyük farklılıklar gözlenmemesine rağmen, meyve şekli yönünden önemli farklılıklar bulunduğu ve materyalin karışık olduğu belirlenmiştir (3).
Günümüzde çekirdek kabağı yetiştiriciliğinde karşılaşılan en önemli sorun çeşit sorunudur. Bu nedenle yörelere uygun, çekirdek verimi ve kalitesi yüksek çeşitlerin geliştirilerek üreticiye verilmesi gerekmektedir.
Yetiştirme Tekniği
Çekirdek kabağı ilk yetiştirilmeye başlandığı yıllarda sulu koşullarda yetiştirilmişse de daha sonraları, kıraç koşullarda da yetiştiriciliği denenmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Bu nedenle, bugün sulu koşullar yanında kıraç koşullarda da yetiştiriciliği yapılmakta ve üretici bu koşullarda bile yüksek gelir elde etme imkanı bulmaktadır.
Tarla hazırlığı: Çekirdek kabağı yetiştirilecek olan tarla, sonbaharda sürülmeli, ilkbaharda toprak analiz sonuçları dikkate alınarak 30 kg/da triple süper fosfat, 20 kg/da potasyum nitrat, 20 kg/da amonyum nitratlı gübre toprağa karıştırılmalıdır. Fosforlu ve potaslı gübreler ekimden önce, azotlu gübrelerin ise partiler halinde verilmesi önerilir. Daha sonra hem gübrenin toprağa karışmasını sağlamak hem de yabancı otları temizlemek amacıyla kazayağı çekilmelidir.
Tohum ekimi: Hava ve toprak koşullarına göre Nisan sonu-Mayıs başında yapılır. Ekimde mibzer kullanılabilir. Bunun yanında elle ekim yapan üreticiler de bulunmaktadır. Kullanılan çeşidin dikine büyüme göstermesi veya yayılıcı gelişme göstermesi dikkate alınarak tohumlar 60x60 cm, 70x70 cm veya 80x80 cm aralıklarla açılmış olan ocaklara ekilir. Mibzerli ekimde 600-700 g/da, elle ekimde 1-1.5 kg/da tohum kullanılır (1, 4).
Çapa ve seyreltme: Bitkiler 3-4 yapraklı döneme geldiğinde kaymak tabakasını kırma, yabancı otları temizleme amacıyla çapa yapılır. Eğer elle ekim yapılmışsa, ilk çapayla birlikte her ocakta 1 sağlıklı bitki kalacak şekilde seyreltme yapılır. İlk çapadan 3-4 hafta sonra gerekirse 2. çapa yapılır. Daha sonra bitki toprak yüzeyini kapattığı için çapaya gerek duyulmaz.
Sulama: Çekirdek kabağı yetiştiriciliği geniş alanlarda yapıldığı için yağmurlama sulama bu bitki için uygun bir sulama yöntemidir. Hernekadar ülkemizde salma sulama  kullanımı yaygınsa bu yöntem sağlıklı değildir. Yağışların yeterli olduğu durumda ekimden yaklaşık 40-45 gün sonra ilk kabak meyveleri göründüğünde 1.sulama yapılır. Sulamayla birlikte 10-15 kg/da amonyum nitrat gübresi verilir. İlk sulamadan 2-3 hafta sonra 2. sulama yapılır. Kabaklar tohum oluşturduktan sonra hasat edilecekleri için meyveler tohumluk meyve iriliğini aldıktan sonra sulamaya gereksinim duymazlar. Ancak sulama çekirdek kabağı yetiştiriciliğinde tohum verimi ve iriliğini etkileyen bir faktördür. Bu nedenle meyve tutumu ve irileşmesi sürecinde sulamaya gereksinme duyacağı unutulmamalıdır.
Hasat zamanı ve verim: Genellikle yayılarak gelişen tiplerde bitki başına 2-3 meyve, dikine büyüme gösteren tiplerde ise 4-5 meyve hasat edilebilir. Çekirdek kabaklarında meyve hasadı, tohumların irileşip olgunlaşması için tam olgunluk döneminde yapılmaktadır. Bitkinin yapraklarının ve gövde kısmının tamamen sararıp kahverengine dönüştüğü, meyve sapının kuruyarak bitki gövdesinden kolayca ayrılacak duruma geldiği tam olgunluk döneminde, yani yaklaşık ekimden 110-120 gün sonra hasada başlanır. Hasat meyveyi bitkiye bağlayan sapın kesilmesi veya kırılması şeklinde olur. Hasat edilen meyveler yağış söz konusu değilse tarlada 4-5 gün süreyle bekletilebilir. Daha sonra tohum ayırma yerlerine getirilir. Hasat edilen meyveler yağışlı havalarda ıslak toprak yüzeyinde bırakılmamalıdır. Hasat sonrası, tohumlar nispeten yüksek tohum nemine sahip olacaklarından yüksek hava nemi meyve içindeki tohumların neminin artmasına ve tohumların meyve içinde çimlenmesine neden olabilir.
Tohum ayırma ve kurutma: Hasat edilen meyvelerden tohumlar yörelere özgü çekirdek çıkartma makineleri kullanılarak veya elle ayrılır. Ayrılan tohumlar, beton çekirdek kurutma yerlerine getirilir ve  açık havada doğrudan güneş görmeyen beton kurutma yerlerinde 10-15 gün bekletilerek kurutulur. Kurutulan çekirdekler, çuvallara konularak nemsiz ambarlarda saklanır (3, 4).
Pazarlama: Tohumlar çuvallara doldurulduktan sonra kabak çekirdeği pazarlayan toptancılara satılarak pazarlanır.
KAYNAKLAR
1. Yanmaz, R. 1995. Çekirdek kabağı yetiştiriciliği, Ziraat Mühendisleri Eğitim Seminer  Notu, 7 s.
2. Abak, K., Sakin, M., Karakullukçu, Ş. 1990. Improvement of pumpkin for naked seeds.   XXIII. International Horticultural Congress, Italy, Abstracts Book 2, 3074.
3. Toprakkarıştıran, G. 1997. Çekirdek kabaklarında seleksiyon ıslahı: 1. döl kademesinin elde edilmesi. Yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 34 s., Ankara.
4. Sakin, M. 1985. Trakya’da Cucurbitaceae familyası sebze türleri tarımı, sorunları ve
bunların çözüm yolları. Yüksek lisans tezi. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 116 s., Ankara.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

aşılama tekniği

AŞILAMA TEKNİĞİ

 

 Bu dersimizde; aşılama nedir, aşılamanın nedenleri nelerdir, nasıl aşı yapılır? gibi soruların cevaplarını öğreneceğiz. Bu çok önemli konuyu dikkatlice takip etmeniz, ürününüzün artmasına ve pazar değeri yüksek çeşit elde etmenize sebep olacaktır. Aşılama Nedir?Aşılama, iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşacak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir.Yeni bitkinin üst kısmını meydana getirecek aşı kısmına kalem veya tek göz ihtiva ederse aşı gözü, alt kısmını ve kökünü meydana getiren kısmına anaç adı verilir. 

Neden Aşılama Yaparız?Tür ve çeşidin ismine doğru fidan üretimi,Başka ve kolay metodlarla çoğaltılamayan çeşitlerin ortadan kalkmasına engel olmak,Büyük ağaçların çeşitlerini değiştirmek,Islah çalışmalarında belirli özellikleri için seçilen çöğürlerin büyümelerini çabuklaştırmak,Ağaçların zarar gören kısımlarının tamiri,Virüs hastalıklarının incelenmesi için aşı yapılır.Bazı anaçların özelliklerinden (Bodur anaçlar gibi) yararlanmak için ancak üzerine iyi bir çeşit aşılayarak yararlanabiliriz.Kaç Çeşit Aşı Vardır?1.Göz aşıları,2.Kalem aşıları.Göz Aşısı Nedir?Altında odun dokusu bulunan veya bulunmayan küçük bir kabuk parçası ile bunun üzerindeki tek bir göz ile yapılan aşılara göz aşısı denir. Sadece yongalı göz aşısı metodunda,kabuk parçasının altında odun dokusu bulunur.Göz Aşısı Ne Zaman Yapılır?Bitkinin kabuk verme zamanı kullanılacak göz aşısı metodunu tayin eder.Zamanlara göre göz aşısı;a)Sonbahar göz aşısı (durgun göz aşısı),b)İlkbahar göz aşısı (erken sürgün göz aşısı), c) Haziran (geç sürgün) aşısı.Göz Aşısı Metotları Nelerdir?T Aşısı (Kalkan Aşısı): 6 mm-2,5 cm çapındaki anaçlara büyüme devresinde uygulanır. Topraktan 5-25 cm yükseklikte yapılır. Anaç T şeklinde kesilir. Göz kalkan şeklinde odunlu veya odunsuz olarak kesilir. Anaçta açılan T içerisine yerleştirilir. Hava almayacak şekilde bağlanır. Macunlanmaya gerek yoktur. Aşı bağı 15 gün sonra kesilir.Ters T Aşısı: Yağmurlu bölgelerde yağmur sularının açılan T içerisine girmemesi ve enfeksiyon meydana gelmemesi için ters T aşısı yapılır.Yama Göz Aşısı: Dikdörtgen şeklinde bir kabuk parçasının anaçtan kesilip çıkarılması ve bunun yerine üzerinde bir göz bulunan ve çoğaltılacak çeşitten alınan aynı büyüklük ve şekildeki bir kabuk parçasının anaç üzerine yerleştirilmesidir. Genellikle T göz aşısının başarısız olduğu tür ve çeşitlerde uygulanır. Bu aşıda başarılı olmak için gece ve gündüz ısı farkının az olduğu dönemler seçilmelidir. Aşı çabuk yapılıp, çabuk bağlanmalıdır.Flüt Göz Aşısı: Bu aşı esas olarak yama göz aşısına benzer. Ondan farkı anaçtan çıkarılan kabuk parçasının gövdeyi hemen tamamen kuşatacak şekilde büyük alınmasıdır.Yongalı Göz Aşısı: Bu aşı metodu ilkbaharda büyüme başlamadan önce veya yaz aylarında su noksanlığı veya başka bir sebeple büyümenin durduğu hallerde kabuğun odundan kolayca ayrılamadığı zamanlarda yapılır. En önemli nokta anaçta açılan T’ye yongalı gözün çok iyi yerleştirilmesi ve çok iyi bağlanmasıdır.Kalem Aşısı Nedir?Taze kesilmiş anaçla taze kesilmiş kalemin kambiyum bölgelerinin üstüne gelecek şekilde sıkıca temas ettirilerek anaç ile kalem arasında bir bağlantı kurulması ile yeni bir bitki meydana gelir. Bu tür aşılara kalem aşısı adı verilir. Kalem aşıları ilkbaharda yapılır.Kalem Aşısı MetodlarıDilcikli aşı (Ingiliz aşısı)Gaga aşısıÇoban aşısıYarma aşıKöprü aşıKenar aşıKakma aşıKemer aşısıDilcikli Aşı: 6 mm ile 1.2 cm çapında küçük anaçların aşılanmasında kullanılır. Bu aşının yapılabilmesi için anacın ve kalemin aynı kalınlıkta olması gerekmektedir. Bu aşıda kalemde ve anaçta aksi yönlerde olmak üzere 2.5-6 cm uzunluğunda pürüzsüz bir kesim yapılır. Bu kesitin üzerinden birer dilcik kesilir ve bundan sonra anaç kalemin dilleri birbirinin içine sokulur, macunlanır, sarılır ve bağlanır.Kenar Aşı (Yan Aşı): Birçok çeşidi vardır. Esası kalemin kendinden kalın anacın yan kısmına yerleştirilmesidir.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Saksıda domates yetiştirmenin ipuçları...

Saksıda domates yetiştirmenin ipuçları...


Domates, güçlü kökleri olan bir sebzedir ve toprağı bu şekilde iyice kavrar, yan kökleriyle güçlü dağılım yapar.
bu nedenle, bir saksıya bir tek fide dikmek daha uygun olur. aksi takdirde fideler cılız büyür, çiçeklenme ve meyve verimi zayıf olur.

evde domates yetiştiriciliği denince, saksılar mutlaka balkon veya terasta olmalıdır. domates ve begonyayı birbirine karıştırmamak gerekir tabii.
tohumlar genellikle bir yıl önce yetişen fidenin ilk bir kaç meyvesinden alınmalıdır. mevsim ilerledikçe yeni çiçeklenmelerle meydana gelen meyvelerin tohumlarında çimlenme yetersizliği olur.
tohumlar yıkanarak serin ve kuru bir yerde bekletilir.
altı delik, 3-4 cm yüksekliğinde kaplara, mutlaka ince elenerek hazırlanmış süzek toprak konur ve üzeri düzlenerek hafifçe bastırılır.

tohumlar, 3-4 cm arayla toprağın üzerine hafifçe bırakılır. bir kibrit çöpüyle tohumlar toprağa 1/2 cm kadar batırılır. ince bir süzgeçli kovayla hafifçe sulanır ve tohumların toprağa yapışması sağlanır.
daha sonra elde kalan elenmiş toprak kabın üzerine çok çok ince bir tabaka halinde serpilir ve yine hafifçe bastırılarak düzlenir. biraz daha sulanır.

kabın çevresinden naylon poşet geçirilerek sera ortamı sağlanır. bunun nedeni, toprağın yüzeyinin kurumaması ve çimlenme için nemli bir ortam sağlanmasıdır.
genç fideler için en zararlı hastalık kök çürüklüğü veren mantarlardan gelir. bu nedenle sulama suyuna çok az ilaç karıştırılmalıdır. hatırladığım kadarıyla pomarsol adlı toz ilaç en uygunudur.

tohumlar genellikle 5-6 günde çimlenir. güneşli bir yerde bırakılmalıdır, aksi takdirde fide sapları hızla uzayarak pişkin gelişme engellenir.
çimlendikten bir kaç gün sonra naylon torba çıkartılır.

şimdi söyleyeceğim şey, çok dikkatli yapıldığı takdirde fidenin sıkı bir şekilde gelişmesine, asıl saksısına alındıktan sonra çok kolay uyumuna ve erken çiçeklenmeye, meyve verimine neden olur.
tohum kabında çimlenen fidelerin (yaklaşık 3-5 cm boyundaki fideler) köküne zarar vermeden bir kibrit çöpü hafifçe toprağa daldırılır ve fide sanki sökülecekmiş gibi hafifçe yerinden oynatılır. buna basit şaşırtma denir. bu uygulamadan sonra toprak bastırılarak fide yerine oturtulur ve sulanır.
alıştığı duruş biçimi böylece değişen fide şaşırır gerçekten de. yaşamaya daha bir sıkı sarılır. gövdesi daha kalınlaşır ve ölmemek için daha güçlü kökler verir. hayvan veya insanların karşılaştıkları olağanüstü bir duruma gösterdikleri tepkilerden farkı değildir bu davranış biçimi.

yeterli büyüklüğe gelen fide asıl saksısına dikildiğinde, zaten iyice kalınlaşmış gövde ve kökleriyle buraya çok çabuk uyum sağlar. bu da aslında ikinci şaşırtmadır ve fide bir an önce büyümek, neslini devam ettirmek için çok daha erken çiçeklenir.
çünkü yaşamının bu kısa dönemimde iki kere sökülerek tehlikeye maruz kaldığının bilincindedir.

ister bitki, ister hayvan ya da insan olsun, yaşama bakışımız, direncimiz, mücadelelerimiz birbirinden fazla da farklı değil.
bunu bilerek, onu anlayarak, hissederek, severek nice yetiştirmelere...

Kiraz domatesi de denilen türün yetiştirilmesinde uç ve koltuk alma:
artık hormonlarla yetiştirildiği için büyüklükleri fındık veya kirazdan daha fazla olan bu türün meyve büyüklüğü daha küçüktür.

tohum ekimi, fide şaşırtması ve asıl büyüyeceği yere almayı daha önce yazmıştım.
fide, asıl saksısına dikildikten sonra toprağa sağlam bir kazık saplanır ve buna 2-3 metreye varabilen ip veya tel bağlanır. amaç, bu tür sarılıcı özelliği olması nedeniyle ip veya telden destek alarak uzamasıdır. büyüme devam ederken aralıklarla gövde bu desteğe ip ile ama gevşekçe bağlanır.

fide büyürken ilk anlarda tepe noktasında sadece bir tane büyüme ucu görülebilir. ama daha sonra buradan ayrılan yeni sürgün uçları daha oluşur. öyle ki, tepe noktasında bir tane sürgün ucu varken, öncekiler gövde boyunca dallanma şeklinde sıralanırlar.
en uçtaki bırakılarak diğer sürgün uçlarının kopartılmasına koltuk alma denir. yan dalların fazlalığı, fidenin büyümesini zayıflatır, çiçeklenme ve meyve veriminin azaltmasına neden olur. her bir yan dalın dibinden çiçek salkımı ortaya çıkar. bu salkımlar göründükten sonra yan dallar kopartılır. böylece, boyuna büyüyen tek bir gövdeden, üzüm salkımı gibi bir sürü çiçek salkımı bırakılmış olur.
çiçeklerin ve sonraki meyvelerin büyüyebilmesi için gövdedeki yaprakların bırakılması gerekir.
ta ki, meyveler yeter büyüklüğe ulaştığında, sadece meyve salkımları kalacak şekilde diğer bütün fazlalıklar alınır.

KIVIRCIK YAYLA DOMATES
 
Yetiştirdiğiniz domateslerden salça yapabilirsiniz.
Basitçe tarif edersek;
- Bunun için domatesleri güzelce yıkayın.
- İrice doğrayın, 4'e 5'e bölebilirsiniz.
- Sonra büyükçe bir tencerede posası çıkana kadar kaynatın.
- Sonra bunu süzegeçten gecirip, tuz ilave ederek yeniden kaynatın.
- Hava almayacak şekilde kavanozlara koyup saklayın.
- Yaklaşık olarak 5-6 kilo domatesten 1 kilo salça yapabilirsiniz.

Ketçap yerine kullanılmasını öneririm.
Not:  Bilgiler http//www.sebzeler.org adresinden alıntıdır.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

307 kendi kendine gaz veriyor.


aracı çalıştırıyorum tam vitese geçecek kendi kendine birden gaz veriyor ve devir saati 25000-30000 e fırlıyordu,geri vitese takınca kendi kendine gaz alıyordu ve fırlıyordu,sorunun nerden geldiğini söylesem herkesin  aklı durur,aracım hem benzinli hem lpg li,,arıza ne lpg sisteminde nede benzin sisteminde,takip ede ede arızayı çözdüm,benzin bitiyor ışığı yandığı zaman yaptığını farkettim,benzin alınca ışık sönünce arıza düzeliyor,kırmızı ışk yanınca tekrar  başlıyor,araç lpg li olduğu için km yaptıkça benzin harcamış gibi gösteriyor benzin ful olsa bile iışk yanıyor,arka tekli koltuğun altında benzin deposunun üstünde bağlantı kabloları var sokette 4 kablo var iki kalın iki ince kablo  kalın olanlar benzin pompasının,ince olanlar yakıt göstergesinin kablosu ince olanları kısa devre yaptırdığım zaman benzin işığı normale dönüyor,bence bu arıza  mekanik değil tamamen elektronik yani  beyinle ilgili diye düşünüyorum.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Daldan kesip buyutme



















  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Solucan gübresi


Solucan gübresi bütün gübrelerin içinde en iyisi ve en sağlıklısı olarak bütün dünyada büyük değer görüyor. Nasıl yapılır meselesine gelince, solucanlar özel olarak besleniyor, onların dışkıları alınıp gübre olarak kullanılıyor. Gerçekten çok iyi nitelikte, mis gibi toprak kokan, yüzde yüz doğal bir gübredir. Sebzelerde kullanılırsa ürünlerin lezzet kalitesi çok yüksek olur. Süs bitkilerine tamamen zarasızdır. Suyla karıştırıp yapraklara püskürtülerek yapraktan beslemeye de uygundur.

Konular
Kullanımı
— Toprağa karıştırma
— Üst yüzeye serpme
Solucan gübresi üretimi
— Solucanların niteliği
Bu gübrenin üstünlüğü
— Diğer gübrelerden farkı
— Komposttan farkı
Bahçede doğal oluşumu
Kullanımı
Her gübre gibi solucan gübresinin içerdiği elementlerin ve minerallerin çeşitliliği ile oranları hayvanların yediği maddelere göre değişir. Solucan gübresini kim imal etmişse, solucanları ne ile beslemişse gübrenin kalitesi ona göre olur. Fosfor oranı yüksek veya azot oranı yüksek, belki en önemli elementlerden birkaçı hiç yok.. veya bütün dengeler dört dörtlük yerinde.. veya dengeler tamamıyla bozuk, bitkilerin sağlığını bozacak nitelikte vesaire. Kısaca, solucan gübresi herkesin yapabileceği bir iş değil. Bir kimya mühendisi gibi bilgili ve dürüst olmak lazım.

Saksı süs bitkilerinin topraklarında kullanım oranı
Toprağın niteliğine göre değişir. Toprak gerçek toprak ise %25 oranında, torf gibi bir şeyse %40 oranında karıştırın. Daha fazlası zararlı olmasa da boşa harcamış olursunuz.

Toprağa karıştırmadan kullanımı
Bitkilerin gelişim zamanlarında ayda bir defa toprağı eşeleyip kabartın, ince bir tabaka solucan gübresi dökün, bir çubukla hafifçe toprakla karışmasını sağlayın (çok da önemli değil) sonra sulayın. Daha sonraki sulamalarda gübredeki faydalı maddeler suyla çözülerek köklere ulaşır. Ayda bir defa yeterlidir.

Solucan gübresinin üretimi
Amatör olarak ya da sırf kendi saksı bitkileriniz için kovalarda yapmaya çalışmanızı tavsiye etmem. Zor iş. Başınıza sıkıntı çıkarmayın. Böyle bir şeyle illa uğraşmak istiyorsanız size » pratik kompost yapımı yazımı okumanızı tavsiye ederim.

[Buradaki bilgiler çok geneldir, örnek alınacak uygulanacak tarif değildir.] Ticari amaçla yapanların küçük çapta bir tesis kurmaları gerekiyor. Tesis diyorum ama herhalde dünyanın en basit tesisidir. Yani pahalı araç gereçlere ihtiyaç yok. Ne nasıl yapılıyor, solucanlara ne yediriliyor buranın konusu değil (öğrenmek isteyenler başka kaynaklardan araştırmalı). Sadece kısa bilgi veriyorum. Solucanlar özel bir yerde tutulur, devamlı yarı çürümüş bitkisel maddeler verilir: Sebze meyve çöpleri, kartonlar, otlar, hayvan gübreleri, kasap ve balıkçı artıkları, ağaç yaprakları, yumurta kabukları, kum vesaire her şey önce bir makinede öğütülür, sonra biraz çürümeleri için birkaç gün bekletilir, daha sonra solucanlara verilir. Böylece gübre oluşumunun iki aşaması var:

1- Solucanlar onları yer hazmeder ve dışkı olarak çıkarır.
2- Bundan sonra esas iş bakterilerin ve mantarlarındır. Bakteriler gübreyi çürütmekle, mantarlar ayrıştırmakla uğraşır dururlar. Bu süreç gübrenin fermantasyon ve yanma sürecidir.

Solucanların niteliği
Her solucan olmaz. Topraklarda en çok bulunan solucanlar soluk renkli olur, toprakta tamamen çürümüş organik maddeleri yiyebilirler. Bu iş için kırmızı solucanlar kullanılır. Çünkü kırmızı solucanlar fazla çürümemiş organik maddeleri kolayca ve oburca yiyebiliyorlar.
— Peki kırmızı solucanları nerede bulunur? İstanbul’dan daha soğuk olmayan yerlerde bulunuyor ama bunlar her yerde değil: Taze çöplerin devamlı biriktiği yerlerde ve gübreliklerde bulunurlar. Yağmurlu günlerde çöplüklere gidin, kaldırdığınız her çöpün altında bulabilme ihtimali yüksektir. Ahırlarda gübre yığınlarının altında da çok bulunurlar.

Solucan gübresi diğer gübrelerden niçin üstündür?
Doğal gübrelerin en iyisi koyun ve keçi gübresidir. Hem kuvvetlidir hem güvenlidir, tuzluluk oranı çok düşüktür. İkinci sırada sığrı gübresi: Çok kuvvetli değildir, biraz tuz çeşitleri içerir. Kuş gübreleri ise çok kuvvetli olmakla birlikte birçok bitkilere zararlıdır. Çünkü kuşlarda dışkılama idrarla karışıktır bu da gübrede tuz çeşitlerinin birçok bitki türlerine zararlı boyutlarda olmasına sebep oluyor. Ayrıca tuzluluk toprağın su tutmasını arttırır. Bu iki sebepten dolayı her bitkiye uygun değildir faydasından çok zararı olur. Yarasa gübresinin niteliği yaklaşık olarak sığır gübresi gibidir. Hep aynı yere düşen gübreler tabaka halinde birikiyor, yarasaların idrarları da aynı yere gidiyor, sonuçta o gübreler de kuş gübresi kadar olmasa bile bir ölçüde tuzludur.

Solucan gübresinde tuzluluk sıfır. Tabii bu biraz da solucanlara ne yetirildiğine bağlı. Ama genelde sırıf denebilir. Yine solucanlara verilen yiyeceklere bağlı olarak kalitesi çok üstün olabilir. Her şey üreticilerin elinde. Çağımızda gübresi kullanılabilecek hayvanlara tekdüze yemler yediriliyor. Bu sebeple doğal gübreler ne yazık ki 50 yıl önceki kalitede değil. Onun için şimdi solucan gübresinin bir de bu yönden üstünlüğü var. Her kim solucan gübresi üretimini hakkıyla yapabiliyorsa ürettiği gübreyi koyun gübresinden üç beş misli daha pahalı fiyattan satmayı hak eder. Çünkü usulüne uygun olarak üretilmiş solucan gübresinin besleyiciliği mükemmeldir, ayrıca hiçbir bitkiye hiçbir şekilde zararı olmaz. Tek sorun var o da solucan gübresi üretenler acaba dürüst mü, usulüne göre mi yapıyor yoksa işi şişiriyor mu..

Diğer gübrelerden daha kuvvetli midir?
Değildir. Ama bitkilerin yararlanabilmesi tam olur. Solucan gübresi toprak özelliklidir. Diğer gübrelerde bu özellik yok. Yani bitkiler sırf solucan gübresi içinde toprakta yetişiyor gibi yetişebilirler. Kökleri yakmaz, bitkileri zehirlemez, çürütmez. Diğer gübreleri bırakın böyle kullanabilmeyi, toprağa karıştırma oranı biraz fazla olsa kökleri yakar zehirler.

Buraya kadar okuduysanız solucan gübresinin eşsiz özelliklerini ve niçin en iyi doğal gübre olduğunu anlamışsınızdır. En yukarda kullanım oranlarını yazmıştım.

Kompost organik gübresinden farkı
Kompost yapma sürecinde bitkisel artıkların çürümesi, ayrışması en erken birkaç ay sürer o da eğer çok sert maddeler kullanılmamışsa. Bazı sert maddeler en az bir yılda çürüyüp ayrışır. Solucan gübresi yapma usulüne bakarsanız, gübre edilecek maddeler önce öğütülüp küçük çapta çürümeye tabi tutulur, bu sadece birkaç gün. Solucanlar yer, sindirim sistemindeki enzimlerle onları değiştirir, dışkı olarak çıkarır bu da belki bir veya birkaç gün sürer. Sonra da o dışkıların bakteriler ve mantarlar tarafından çürütülerek / ayrıştırılarak kullanılabilir gübre haline gelmesi sadece birkaç hafta sürer. Kompostta bu hız mümkün değil. Kısaca, aslında meselenin özü bakterilerin çürütmesi, mantarların ayrıştırmasıdır.

Hız farkından başka en önemli fark sağlığı ve temizliğidir.

Bahçe toprağında solucan gübresi doğal oluşumu
Solucanlar yağmurlu günlerde ve bahçe sulandığında toprak üst yüzeyinde toprağa karışmış çürümüş ne varsa yerler. Bazen (özellikle yağmur yağarken) gece karanlığında dışarı çıkıp toprak yüzündeki çürümüş yaprakları, çürümüş meyveleri yemeye çalışırlar. Toprak içinde dolaştıkça yediklerini dışkı olarak çıkarırlar. Böylece her yeri gübrelerler. Bahçelerde solucan gübresi doğal olarak daima kendiliğinden gerçekleşip durmakta. Eğer siz aşağıda anlattıklarımı devamlı yaparsanız bahçenizi gübrelemenize hiç gerek kalmaz.

Yapmanız gereken şeyler
1- Sebze, meyve, kemik, yumurta kabukları vb. her türlü mutfak artıklarınızı, bayat ekmekleri, kullanılmış tuvalet kağıtlarını, ambalarj kartonlarını daima bahçenizin çeşitli yerlerine gömün. Fazla derine gömmeyin.
2- Bitkilerinizin her türlü artıklarını, dökülen yaprakları, çiçekleri, meyveleri derhal toprak yüzeyine hafifçe gömmelisiniz.

Zamanla toprakta ıslaklığın da etkisiyle çürümeye başlarlar. Solucanlar onları yer ve dolaştıkları her yere dağıtırlar.





  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

baldiran otu(olduren ot)

BALDIRAN OTU (ÖLDÜREN OT)



 Doğanın tüm güzellikleri bir yana şifalı bitkiler bir yana. Ölüm ve yaşlılık dışında her sorunun çözümüne doğal olarak katkıda bulunan şifalı bitkiler, uygun bir şekilde kullanıldığında, yaşantımızda reform niteliğinde katkılarda bulunmaktadır. Baldıran otu da bunlardan sadece bir tanesidir. Baldıran otu, vücudumuza sağladığı yararlar hiç de küçümsenecek kadar az değildir.
 GENEL ÖZELLİKLER Diğer adı ”ağuotu” ya da “yılanotu”dur. Bilimsel olarak ise “Conium Maculatum” olarak isimlendirilmektedir. Nemli bölgeleri sevmekte ve boyu 1–2 metreye kadar yükselebilmektedir. Özellikle dişçilik ve tıp alanında kullanımı yaygındır. Bitkinin zehirli olduğu bilinmektedir. Bitkinin yaprakları maydanoza benziyor ve gövdesinde kırmızımsı lekeler var. Çoğunlukla maydanoz ile karıştırılarak yanlışlıkla yenildiğinde zehirlenmeye neden oluyor. Zehirli olması kullanım alanlarını kısıtlamaktadır. Ama uygun oran kullanıldığında bitki zarar yerine yarar sağlamaktadır. Öldürücü miktar insanlarda 6 gr yaprağın tüketilmesi kadardır. KULLANIMI NASILDIR? Yapraklar toz haline getirilir, günde 3 defa 0,25 gr içilir. Hülasası günde 3 defa 0,05 gr içilir. Yalnız şunu belirtelim ki baldıran otunu bir doktora danışarak kullanmanızda yarar vardır. Haricen Kullanılışı: Hülasası ile hazırlanan merhem ve yakılar ağrı dindirici ve teskin edici vasıflarından dolayı romatizma, gut ve lenf iltihapları ve bilhassa kanser ağrılarına karşı kullanılır. DİĞER KULLANIM ALANLARI NELERDİR? Ağrı kesici, spazm gidericidir. Tetanos ile epilepsi hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Sinir yatıştırır. Nevraljide, beyin ve omurilik hastalıklarında kullanılır. Özellikle beyin kanamsı ve yarı felç durumlarında kullanılır. Siyatik hastalığında haricen kullanılır. Nefes darlığı, sarada ve boğmacada kullanılır. Histeride, atardamar kireçlenmesine, prostata karşı ve şehveti artırıcı olarak kullanılır. Baldıran aynı zamanda, böbrek, kum ve taşında, iltihapta, ürede, dalak, karaciğer büyümesi, siroz başlangıcı, dışarıdan kan verilen kan kanserli hastalarda da faydalıdır. DİKKAT: Baldıran otunu maydonoz ile karışmayınız. Baldıran otunun gövdesinde kırmızımsı lekeler vardır. Doğada genellikle yol kenarlarında yetişmektedir. Çoğunlukla yanlışlıkla yenilmekte ve akut zehirlenmelere neden olmaktadır. Hatta Sokrates’in ölümünden baldıran otu sorumlu tutulur.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS